Kitap/Dergi

SAİT FAİK ABASIYANIK-SARNIÇ

“Alın Sait Faik’i, okuyun, iyi insan olursunuz.” der dostu Agop Arad. Bu haftanın yazarı İstanbul hikayecisi Sait Faik.

Onu büyük yazar yapan fevkalade gözlemciliğiydi. Bütün eserleri kusursuz gözlemciliğine dayalıdır. Bir insan sarrafıdır Sait Faik. Daha çok durum hikayesi yazmasıyla bilinir. Eleştirmenler özellikle Şahmerdan, Semaver ve Sarnıç eserine önem veriyor. Bunlar psikolojik eserlerdir. Ruhsal tahlillere daha çok yer verilmiştir. Bütün eserlerini aldım. “Alemdağ’da Var Bir Yılan” eserini çok merak ediyorum çünkü bu kitabında gerçeküstücülüğe yönelmiş ve bildiğim kadarıyla o dönemde kimse böyle bir tür yazmıyordu. Şuana kadar okuduklarım arasında en sevdiğim eser Mahalle Kahvesi. Ama sarnıç da çok güzel ve en son okuduğum kitap olduğu için onu paylaşıyorum.

SARNIÇ KİTABINA DAİR

Sarnıç eserinde on altı öykü bulunuyor. Yine yaşantısında gözlemlediği olayları ve durumları aktarmış. Beni en çok Sarnıç, Kalorifer ve Kim Kime öyküsü etkiledi. Sait Faik, insanın iç dünyasını aktararak ruhlarımızı etkileşime geçirmeye çalışıyor.
Misal, “Bu sözlere ikimizin de gözü yaşardı. Niçin? Sanki o günler şimdiki kadar
güzel değil miydi? Acaba o günler de bugünküler kadar durgun değil miydi?”
“Kimdim, neydim, kimi seviyordum?”

Tabii konu iç dünya olunca işin içine biraz bilinç akışı tekniği giriyor.

“Bu dünya insan için kâfiydi Bu dünyada insan en güzel, en büyük, en bahtiyar olacak
mahluktu. O halde, niçin sokakta çıplak çocuklar, aç gezenler, işsiz delikanlılar,titreşen köylüler, yalnız namazlarını ve torunlarını seven ihtiyarlar vardı?”

Yalnızlığı plajda, kahvede, sokakta, köyde, dağda , şehrin orta yerinde, parkta, sahilde, İtalya’da ve Marsilya’da her yerde bulabilirsiniz diyor Sait Faik. Ben bu eserde daha çok tasvirlere hayran kaldım. Hikayeleri inandırıcı yapan tasvirlerdir. Zihinde izletir. Ben yaşamış olduğum bir hikayeyi yazmış olsam da inandırıcılığı başaramıyorum ama Sait Faik gerçeküstü şeyler de yazsa inandırıcı ve samimi oluyor. (Şu aralar çoğu çalışmalarımı Sait Faik’in eserleri üzerinden yapıyor ve yazımı üstatları taklit ederek ilerletmeye çalışıyorum.)

Sait Faik her zaman insanı sevdirmeye çalıştı. Eserlerin teması her zaman insan sevgisi ve yaşam sevinciydi. Ve maalesef yaşam sevincine rağmen aramızdan erken ayrıldı.

“Kış, saadetimizi tamamlamak için geliyor. Bahar, aşkımızı tazelemek için. Yaz, damarlarımızdaki çalışma arzusuna biraz tembellik, güneş ve kudret doldurmak
için. Tabiat çırılçıplak, hatta zelzelesi, fırtınasıyla bile güzel, özlenir bir şey. Bizi kucaklamak, bizi avutmak, bizi çalıştırmak, bize öğretmek için neler yapmaz.”

Not: Okumayanlarınız varsa DÜLGER BALIĞININ ÖLÜMÜ adlı öyküyü şiddetle okumanızı tavsiye ediyorum.

BUNLARI DA SEVEBİLİRSİNİZ

Yorum Yok

Yorum Bırak