Kitap/Dergi

MEVLANA CELALEDDİN-İ RÛMÎ

Mevlana; büyük şairliği, derin tasavvuf düşüncesi ve dünyaya bakış açısıyla tarihimizin en güçlü kültür siması olarak adını yaşatmaktadır. Asırlardır hoşgörünün ve barışın simgesi olarak anılmaktadır. Mevlana’nın sözleri ve mesnevileri onu sevenlerin hala dilindedir.

MEVLANA KİMDİR?

Mevlana; 1207’de Horasan’ın Belh şehrinde dünyaya geldi.Babası; Sultanü’l Ulema Muhammed Bahaü’d-dîn Veled’dir.Babasıyla 5 yaşında doğduğu şehir Belh’ten ayrılarak Nişabur’u, Bağdat’ı, Mekke’yi ,Medine’yi ve Şam’ı gezer.Gittiği yerler onu ilim ve feyiz noktasında geliştiren yerlerdir.Karşısına çıkan insanlar, ileride onu Mevlânâ yapacak deneyimler kazandırır. Nişabur’da Attar; Şam’da Şeyh-i Ekber Muhyiddin-i Arabi(ks) ile yolu kesişir.Attar; kendisine meşhur Esrarnâme eserini hediye eder. Muhyiddin-i Arabi(ks) Mevlânâ’yı gördüğünde; “Sübhanallah, bir okyanus, bir denizin arkasından gidiyor.”diye hayret etmiştir.

Mevlana’nın yolu Karaman’a düşer sonra. Orada Gevher Bânu ile evlenir. Oğlu Sultan Veled’i kucağına alır. Sultan Alâüddin Keykubat’ın isteğiyle Konya’ya göçerler.

Şems ile karşılaşması ise çeşitli rivayetlerle doludur. Eflâki “Menâḳıbü’l-ʿÂrifîn” adlı eserinde bir karşılaşmalarını şöyle anlatır:

Şems-i Tebrîzî Konya’ya geldiğinde Şekerciler Hanı’na yerleşmiş, Mevlana, ders verdiği dört medreseden biri olan Pamukçular Medresesi’nden talebeleriyle birlikte ayrılıp katır üzerinde giderken Şems ansızın önüne çıkmış ve katırın gemini tutarak, “Ey dünya ve mâna nakitlerinin sarrafı, Muhammed hazretleri mi büyüktü yoksa Bâyezîd-i Bistâmî mi?” diye sormuş, Mevlânâ, “Muhammed Mustafa bütün peygamberlerin ve velîlerin başıdır” diye cevap verince Şems, “Peki ama o, ‘Seni tesbih ederim Allahım, biz seni lâyıkıyla bilemedik’ dediği halde Bâyezîd, ‘Benim şanım ne yücedir. Ben sultanların sultanıyım’ diyor” demiş, bunun üzerine Mevlana, “Bâyezîd’in susuzluğu az olduğu için bir yudum su ile kandı; idrak bardağı hemen doluverdi. Halbuki Hz. Muhammed’in susuzluğu arttıkça artıyordu. Onun göğsü Allah tarafından açılmıştı (el-İnşirâh 94/1). Sürekli susuzluğunu dile getiriyor, her gün Allah’a daha çok yakın olmak istiyordu” diye cevap vermiş, Şems bu cevabı duyunca kendinden geçmiş, bir müddet sonra birlikte yaya olarak medreseye gitmişlerdir.

Rivayetler her ne çeşit de olursa olsun Şems’in Mevlana ‘nın hayatında çok büyük bir etkiye sahip olduğu tartışılmazdır. Şems, Onu yakıp kül etmiş, benlikten sıyrılarak Vahdet-i Vücud’a ermesini sağlamıştır. Sultan Veled İbtidânâme’de gafil insanların anlam veremediği Mevlânâ ile Şems arasındaki güçlü ilişkiyi şöyle anlatır.

“Hz. Mûsâ-Hızır ilişkisine benzeten Sultan Veled, Hz. Mûsâ’nın peygamber olmasına rağmen Hızır’ı araması gibi Mevlânâ’nın da zamanında ulaştığı makama ulaşmış hiçbir kimse bulunmadığı halde Şems’i aramaktadır.

Şeb-i Arus (düğün gecesi) olarak nitelendirdiği gün gelir.1273’te artık bu hayat sürgününden beraat edip Rabb’ine kavuşur.

MEVLANA SÖZLERİ

  • Ekmek parçalanmayınca sana lokma olmaz.Salkım feda edilmese şarap elde edilmez.
  • Yeşilliğin letafeti, gülün letafetinin cüz’üdür. Kumrunun sesi de bülbülün sesinin bir cüz’üdür.
  • Gel kimsenin yolundan ayıramayacağı bir akıllının gölgesini yer edin.
  • Kâmilin önünde kalbindekine dikkat et.Gafil olma,gönle nazar ederler.
  • Gam çeken dost için muhabbetin şartı mihnete, derde, belaya katlanmaktır.
  • Gündüz gibi nurlu olmak dilersin,öyleyse geceye benzeyen varlığını adam akıllı yak!
  • Suyun, toprağın ve çamurun konuşmasını gönül sahipleri duyarlar.
  • Zira gönül bir hayale bağlandı mı, getirilen her delil onun hayalini arttırır.
  • Vücud, güzelliğiyle nazlanır. Çünkü ruh, kemalinin sebeplerini gizlemiştir.
  • Ey ayıpları örten!Affını göster.İmtihan günü bizi koru.
  • Bir akıl velilerden kaçarsa o,hayvanlar mertebesine geçer.
  • Öfkeni tut.Onu kusa ki, tâ mahşerde itibarlı olasın.
  • Hakkıyla yükünü yüklendiysen yükün hayra döner, değerlenir.
  • Tertemiz gönül her ne taraf için emrederse,beş duygu da kalbin emrine göre hareket eder.
  • Konuşmak, ayıbın gizliliğini açar, gayb perdelerini, örtülerini yırtar.
  • Allah’ın kerem ve rahmeti bütün makluktadır. O iyiye de kötüye de daima lütufta bulunur.
  • Her zaman yokluk korkusuyla titriyorsun.Bil ki yoklukta Allah korkusu ile titremektedir.
  • Hak’tan gayri olan her şey, tatlı bal bile olsa yılan zehiridir.
  • Çalış;içindeki zannı,şüpheyi azalt. Zahmetsizce yol almaya bak; uyursan gece geçer gider.
  • Yokluk yolunda kim varlık ülkesine gidebilir?
  • Ey kardeş!Sözünü sakınırsan Allah, sende Ledün ilmini izhar eder.
  • Nurlarla dolu güneşte feyizlenmede melekler de bizimle arkadaştır.

Mesnevi’den Alıntılar

  • Gönül sayfasına hiçbir nakış olmazsa “Allah, ilmi ve kudreti ile arşı kapladı”sırrı meydana çıkar.
  • Dünya için ilim tahsil etme. Kavga için dövüş talim etme.
  • Ümit sahipleri,ümit kapısına sığınarak ibadet etsinler.
  • Gönül isterse en aşağılara akar,isterse yücelere yükselir.
  • Eğri gönüllerle tartılanın işi eksik,aklı şaşkın olur.
  • Her kötü huyunu,maksat ayağını inciten bir diken farzet.
  • Gül bahçeni bundan sonra gör. Ne güller,laleler, nesrinler ve sünbüller biter.
  • Aslında bu cihan yok, ancak sureti var. Var olan cihansa gizli.
  • Kendi öfkeni yen, oku kıra.Zira öfkenin gözüne süt, kan görünür.
  • Bu yolda sayısız yol kesiciler vardır.Ancak Hakk’ ın himayesinde olan kurtulur.
  • Varlığını terk eyleyen Burhan olur. Kul yok olursa hemen Sultan olur.
  • Kömür ateşin dostu olunca; karalığı nurun içinde gark olur gider.
  • Daima gönül havuzunun etrafında dolaş. Nasihat dinle de ten havuzundan uzak sakın.
  • Sen bu gamdan neşelenirsen can bahçesinde güller, süsenler biter.

YUNUS EMRE’NİN HAYATI VE SÖZLERİNİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

BUNLARI DA SEVEBİLİRSİNİZ

Yorum Yok

Yorum Bırak