Kitap/Dergi

CEMAL SÜREYA / TÜRKÇE BİLENİN İŞİ RAST GİDER

Cemal Süreya deyince akan sular duruyorsa üstelik kitaplarla da büyük bir dostluğunuz varsa bu kitaba kütüphanenizde kesinlikle yer vermelisiniz.Yazarın denemelerinden derlenmiş bu eser edebiyata dair düşünce dünyanızda farklı bir pencere açacaktır.

Ancak kitabın içeriğine değinmeden önce Cemal Süreya‘ yı bilmeyenler için kısa bir bilgi verelim.

Cemal Süreya ‘nın Hayatı

Asıl adı Cemalettin Seber.Ailesinin Bilecik’e sürgün edilmesi sebebiyle ilkokulu Bilecik Birinci İlkokulu’nda bitirdi.Bilecik Ortaokulu’nu ve sonrasında Haydarpaşa Lisesi’ni parasız yatılı olarak okudu.1950’de AÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne kaydoldu.Seniha Nemli ile evlendi.1955’te hem kızı Ayçe’yi kucağına aldı hem de maliye müfettiş muavini olarak İstanbul’a atandı.1960’ta Papirüs dergisini çıkarmaya başladı.Seniha Hanım ile evliliğini bitirdi.1965’te memurluktan istifa ederek çevirmenlik ve yayımcılık yapmaya başladı.
Cemal Süreya‘yı şiire yaklaştıran edebiyat öğretmenidir.İlk şiirlerini aruzla yazdı ve lisede onu derinden etkileyen Ahmet Muhip Dıranas‘ın “Kar” şiiriyle tanıştı.Kendi sesinden dinleyebileceğiniz bu şiirin yıllarca nasıl ruhunda etki ettiğini siz de fark edebilirsiniz.Şiir için tıklayın

İlk şiiri Şarkısı Beyaz; Mülkiye Fikir ve Sanat Dergisi’nde 8 Ocak 1953’te çıktı.XX.Asır,Yeditepe,Evrim,Kaynak,Şiir Sanatı,Yenilik,Şimdilik ve Pazar Postası dergilerinde şiirleri yayımlandı.Melih Cevdet Anday gibi bir çok ünlü ismin dikkatini çekti.Pazar Postası‘nda “Osman Mazlum” adıyla şiir eleştirileri yazdı.Bu yazılarını Vatan, Türk Dili,Su,Yeni İnsan,Dönem,Yapraklar ve Yeni Dergi’de sürdürdü.Daha çok Pazar Postası‘nda yayımladığı yazıları ve ilk kitabı Üvercinka ile İkinci Yeni şiirinin öncülerinden oldu.

Cemal Süreya ‘nın hayatı sadece bunlarla sınırlı değil elbette.Sayfalara sığmayacak tecrübeyi sığdırmış ömrüne.Hayatı ayrı bir başlıkta incelenmeli.Gelelim kitabın konusuna.

TÜRKÇE BİLENİN İŞİ RAST GİDER KONUSU

Selahattin Özpalabıyıklar‘ ın 2014 yılında Cemal Süreya ‘nın çeşitli denemelerini bir araya getirerek oluşturduğu YKY‘den çıkan bir kitap.İsmini içerisinde yer alan Cemal Süreya ‘nın bir yazısının başlığından alıyor.Kendisinden öğrendiğimiz bir İran Atasözü olan “Türkçe Bilenin İşi Rast Gider.”derken hepimizin anladığı üzere Türkçe’nin ne kadar özel bir dil olduğuna değiniyor.

Bu kitapta edebiyat dünyasına dair fikirlerini öğreniyoruz Cemal Süreya ‘nın. Sevdiğimiz bir yazar ya da bir fikir akımı hakkında onun kaleminden eleştiriler okumak bir hazine keşfetmiş mutluluğu veriyor insana.Her kelimesi ayrı değerli olan bu kitap büyük ustanın fikirlerini daha iyi anlamanızı sağlıyor.

İçerisindeki Bazı Yazı Başlıkları

DİZE,NAZIM HİKMET,KENDİNİ ÇEVİRTEN ŞİİR,ZİYA OSMAN SABA,ORHAN VELİ’NİN YANLIŞI,CAN YÜCEL’İN ŞİİRİNDE İRONİ,TURGUT UYAR’IN GİRİŞİMİ,FOLKLOR ŞİİRE DÜŞMAN,ŞİİR ANAYASAYA AYKIRIDIR,ŞİİRİN BİRİMİ SÖZCÜKLERDİR,ÜZGÜNÜM LEYLA,LİSELİ ŞAİRLER,YA ONLARDAN BİRİ DAHA İYİYSE,ÖLÜLERİ SEVİYORLAR,SAİT MADEN

Denemelere Kısa Bir Bakış

  • Dize yazısında,Edip Cansever‘in “dize şiirin aslıdır.” düşüncesini eleştiriyor.Cemal Süreya’ ya göre şiirselliğin bütün gövdede olduğunu öğreniyoruz.
  • Nazım Hikmet yazısında, yazarın meşhur “Makineleşmek” şiirini eleştiriyor.Ama öyle güzel bir üslupla ki. Şu satırları düşüyor tarihe: “Makineleşmek şiiri Nazım Hikmet’in en kötü şiirlerinden biri.Kendisinden çok Mayakovski‘yi andırıyor”… “Onda olan en önemli şey,‘Makineleşmek’şiirinde olmayandır;anlatım güzelliğidir,dildir.” Eleştirinin nasıl ve ne boyutta olması gerektiğini,kırıp dökmeden de fikirlerin sunulabileceğini gösteriyor bize Cemal Süreya. Takdir etmek zor gelmiyor ona.Övgüyü de unutmuyor Nazım‘a “Her genç şairin ondan öğreneceği var.”
  • Kendini Çevirten Şiir’de,şiiri başka bir dile çevirmenin hassasiyetinden bahsediyor. “Şiiri çevirirken yapısına bağlı kalmak çeviriyi tutsak edebilir.” düşüncesiyle küçük bir yol belirliyor bu alanda ilerlemek isteyen insanlar için.Bir şiiri çevirmenin onu yeniden yaratmak olduğunu ,bu yaratımın harika olması için de değişikliklere açık olunması gerektiğini söylüyor.
  • Orhan Veli’nin Yanlışları‘nı anlatıyor burada da.“Eskiyle uğraşmaktan şiirleriyle uğraşamamıştır.”diyor.Ve belki de edebiyat severlerin bilmediği Orhan Veli’nin Kitabe-i Sengi Mezar kitabında geçen bir kaç ayrıntıya dikkat çekiyor:

(Denizi Özleyenler için Şiirindeki) “Lapinaların en harelisi” Ahmet Hamdi’nin “Minarelerin en ilahisi” ile eğlenir.( Eskiler Alıyorum şiirindeki) “Rakı şişesinde balık olsam” Ahmet Haşim’in “Göllerde bu dem bir kamış olsam”ı yıpratır. Orhan Veli’nin hemen hemen bütün şiirlerinde böyle bir tutum görüyoruz.”

  • Turgut Uyar’ın Girişimi’ ni anlatır başka bir yazısında.Yıllardır bu ikilinin meşhur aşk üçgeni içerisindeki hallerinden başka bir şey bilmeyenlere mutlaka okutulması gereken bir yazı.Övgüler arasında incitmeyen kibar eleştiriler sunuyor Turgut Uyar‘a “İkinci Yeni’nin merkezinde olmuştur.Şiirimiz onunla gizlileri yoklama yeteneği kazanıyor.” Yazarın son dönem şiirlerindeki dönüşümü, kimliğin yeni bir çağ tanıması olarak yorumluyor.
  • Liselerde Edebiyat Dersleri yazısı ise günümüz sorunlarını da ele alıyorlar.Ders programlarının nasıl sıkıcı ve içi boş meseleler üzerine kurulduğuna değiniyor. “Bugünkü lise öğrencisinin divan edebiyatını sevmesi düşünülemez.Bugünkü öğretmenin de.” diyerek yerinde bir tespit sunuyor.Müfredatın yeniden incelenmesi konusuna değiniyor.Eksiklikleri, nasıl giderileceğini de izah ederek belirtiyor:

“Tanzimat edebiyatı yeni bir sıfır noktasından işe başladığı için ilkel bir edebiyat mıdır?Servet-i Fünun edebiyatı kaç yıl sürmüştür?Cumhuriyet edebiyatı yarım yüzyıllık bir dönemi çoktan geride bırakmış değil midir?Kimsenin düşündüğü yok bunları.”

“Evet ders programlarında hem Tanzimat ve Servet-i Fünun edebiyatlarında yeni bir iç değerlendirme yapmanın ,hem de bu edebiyatların doldurduğu saatleri Cumhuriyet edebiyatına göre yeniden ayarlamanın zamanı gelmiş,geçmiştir.”

Senin bir havan var beni asıl saran o
Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
Sabahları acıktığı için haklı
Gününü kazanıp kurtardı diye güzel
Bir çok çiçek adları gibi güzel
En tanınmış kırmızılarla açan
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Üvercinka Şiirinden

BUNLARI DA SEVEBİLİRSİNİZ

Yorum Yok

Yorum Bırak